Son Dakika
  • Göztepe'nin 'Koca Kaptanı' Gürsel Aksel
    O, Göztepe'nin Süper Lig'de en fazla forma giyen ismi... Göztepe, "Koca Kaptan" lakaplı Gürsel Aksel'in ismini stadında taşıyor
  • Göztepe'ye Tripic'ten kötü haber
    Göztepe'nin 400 bin euro bonservisle transfer ettiği Hırvat asıllı Norveçli Zlatko Tripic'in fiziksel olarak istenen düzeyde olmadığı öğrenildi. Norveç'te son maçını 40 gün önce oynayan, ligin sona ermesi nedeniyle de bu sürede bireysel çalışma yapmakla yetinen 27 yaşındaki sol kanat oyuncusu için özel antrenman programı hazırlandı
  • Göztepe'de bir ilk
    Göztepe’mizin transfer ettiği Zlatko Tripic, ilk Norveçli futbolcumuz oldu.
  • Titi: 'İkinci yarı bizim için çok önemli ve güzel olacak'
    Göztepe’mizin Brezilyalı oyuncusu Titi, "Taraftarlarımızdan şunu rica ediyorum; sezonun ikinci yarısında taraftarımız tribünleri doldursun ve yeni stadımıza gelsin. Onların vereceği destekle çok daha güçlü olup Göztepe’yi hak ettiği yerlere getireceğiz" dedi.
  • Göztepe'de golcüler istikrarlı olamadı
    Süper Lig'de bu sezon 3. yılını geçiren Göztepe, golcülerinde bir türlü istikrarı yakalayamadı. Tam 14 yıl sonra 2017-2018 sezonunda Süper Lig'e dönen Göztepe maratona Adis Jahovic'le başladı.
  • Soner Aydoğdu: 'Göztepe’de kalmak istiyorum'
    Soner Aydoğdu, “Kiralık olarak geldim buraya ve satın alma opsiyonu Göztepe’de. Burada kalmak isterim, çok mutluyum. Hem oynuyorum hem de takıma katkı vermek istiyorum. Ortam da çok güzel. Onlar beni seviyor, ben de onları seviyorum. Ama tabii ki şartların uyuşması lazım. Satın alma opsiyonu Göztepe’de, ben burada mutluyum ve kalmak isterim"
  • Göztepe'de büyük transferler seneye!
    Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, katıldığı televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. Ara transferde gol yollarındaki kısırlığı giderecek çalışmalar yapacaklarını belirten Sepil, "Harcama limitleri var. Gelecek sezon birçok kontratımız açık olacak. Daha büyük transferleri o zaman yapma şansımız olacak" dedi. Gürsel Aksel Stadı'nın açılacağı 26 Ocak tarihinin yeni bir başlangıç olacağını ifade eden Sepil, efsane otobüsün de taraftar meydanında emekliliğini yaşayacağını belirtti
  • CESURYÜREK JEROME...
    Bazı futbolcular golleriyle, bazıları hırçınlığıyla, bazıları klasıyla, bazıları da kocaman yüreğiyle hatırlanır.. Tıpkı Göztepe'nin İngiliz oyuncusu Cameron Jerome gibi...
  • Hücuma ve savunmaya transfer yapmayı planlıyoruz
    Teknik Direktörümüz İlhan Palut, Aytemiz Alanyaspor ile karşılaştıkları hazırlık maçının ardından açıklamalarda bulunarak hücuma ve savunmaya transfer yapmayı planladıklarını söyledi.
  • Beto 'Avrupa' dedi
    Süper Lig ekiplerinden Göztepe'nin takım kaptanı kaleci Beto, "Ligi daha iyi bir yerde bitirmeye çalışacağız." dedi.
Verilmeyen Bir Söz Hakkı Sonrası Mez Gazinosu'nda Başlayan Aşk Hikayesi: Göztepe Spor Kulübü

Verilmeyen Bir Söz Hakkı Sonrası Mez Gazinosu'nda Başlayan Aşk Hikayesi: Göztepe Spor Kulübü

İzmir-Aydın arasına döşenmiş rayların üzerinde kara dumanlarını gökyüzüne üfürerek ilerliyor, henüz iki yaşındaki Cumhuriyet’in medarıiftiharlarından olan bir tren…

Öyleydi ya, dört baştan demir ağlarla örülecek koca yurdun ilk adımları atılmış, kurulan Cumhuriyet’in ilanı bir yandan, İzmir’in işgal sonrası kalıntılarının temizliği diğer yandan devam ediyordu.

Öyleydi ya, dört baştan demir ağlarla örülecek koca yurdun ilk adımları atılmış, kurulan Cumhuriyet’in ilanı bir yandan, İzmir’in işgal sonrası kalıntılarının temizliği diğer yandan devam ediyordu.

İşte bu sırada, bahsi geçen trenin içindeki beylerin derdi ise bambaşkaydı. Aydın’da düzenlenen bir futbol şenliğine katılan Altay takımının yöneticilerinden olan Ferit Bey, kendisine ayrılmış kompartımanın en köşesine oturmuş, bir elini kontrolsüzce salladığı dizinin üzerine koymuş diğer eliyle de sigarasından derin nefesler çekiyordu. Pek hayra alamet olmayan bu vaziyetin farkında olan arkadaşlarından kimisi onun fevri bir çıkış yapmasını engellemek için tetikte bekliyor, kimisi ise hiç oralı bile olmuyordu.

Daha fazla dayanamadı Ferit Bey. Sigarasını hızlıca dudaklarına götürdü, bir nefes çekip ağzında fazla tutmadığı dumanını hızlıca üfleyerek yanındakilere döndü: “Siz beni Aydın’da çok mahcup bir duruma düşürdünüz. İki kelamımı çok gören böyle bir eşrafın içinde benim daha fazla kalabilmem ne mümkün!” Böyle bir çıkışı kimse beklemiyordu.

 

Ferit Bey, Aydın’daki spor müsabakaları sırasında kendisine söz hakkı verilmemesine içerlemiş ve bir nevi istifasını vermişti.

Ferit Bey, Aydın’daki spor müsabakaları sırasında kendisine söz hakkı verilmemesine içerlemiş ve bir nevi istifasını vermişti.

Onu haklı bulan dostları da bu kararını desteklemekten geri kalmayarak farkında olmadan bir tren kompartımanında temelleri atılan ilk futbol kulübünün kurucu üyeleri olmuşlardı. Tren İzmir’e geldikten sonra Ferit Bey ve arkadaşlarının durağı doğruca vapur iskelesi oldu.

Mez Gazinosu'nda eğlence başlamadan, yeni bir futbol takımı kurulacaktı. Adı da, Göztepe olacaktı!

Mez Gazinosu'nda eğlence başlamadan, yeni bir futbol takımı kurulacaktı. Adı da, Göztepe olacaktı!

Bugünlerde Süper Lig’de yer alan Göztepe’nin kuruluş hikâyesi işte böyle sevgili dostlar. Film olacak bir hikâye ile kurulan ve neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt olan Göztepe takımı, takip eden yıllarda öyle şeyler yaşadı ki 3 farklı nesil, 3 farklı tecrübe ile büyüdü desek yeridir. Bugün 20’lerinde olan bir Göztepeli ile 80’lerinde olan bir Göztepelinin sarı kırmızıya bakınca hissettikleri arasındaki fark için Toroslar mı yoksa Beydağları mı uygun olur diye karar vermek güçtür. Güç olan bir başka şey ise, onca yaşanana rağmen bu insanların Göztepe’yi nasıl bu kadar sevdiğini anlamaktır herhalde...

Kuruluşunun ilk yıllarında ulusal lig olmadığı için mahalli liglerde oynayan Göztepe, çıktığı birçok maçı kazanır.

Kuruluşunun ilk yıllarında ulusal lig olmadığı için mahalli liglerde oynayan Göztepe, çıktığı birçok maçı kazanır.

İlk maçında Altay’ı 1-0 yenmesi ise kaderin bir cilvesi midir? Olabilir. 30’lu yılların sonunda Valilik kararı ile adı ‘Doğanspor’ olan Göztepe bu isimle de maçlarını kazanmaya devam eder. Yıl 1940 olunca, Göztepe yeniden ‘Göztepe’ adını alır. 1940’tan 1949’a kadar kazanılan 5 Ege şampiyonluğu, 1949’da kurulan ulusal ligin kapısını açar. O sezon adına Türkiye Futbol Şampiyonası denen organizasyonu kazanan takım, İzmir’in Göztepe’sidir. Bir trende başlayan macera, 25 yıl içinde Türkiye’nin en büyük takımı olma noktasına kadar gelir…

Göztepe’nin sarısından koyuya çalan altın rengiyle bezeli yürüyüşü hız kesmek şöyle dursun koşar adıma döner.

Göztepe’nin sarısından koyuya çalan altın rengiyle bezeli yürüyüşü hız kesmek şöyle dursun koşar adıma döner.

1959’da resmen başlayan profesyonel lige, ilk profesyonel futbolcusu Güler Aksel’in öncülüğünde giren Göztepe’nin futbol tarihine geçmesini, Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaptıkları değil, Avrupa’yı karşısında tir tir titrettiği yıllardaki başarıları sağlar. 1960’ların ikinci yarısıyla birlikte, her futbolseverin ezbere saydığı Moskova Panteri Alili, Zemzem Fevzili, Nevzatlı Bombacı Halilli ve tabii ki tüm bu şölenin mimarı, Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı teknik direktörlerinden Adnan Süvarili kadrodur sahadaki.

İstanbul takımlarının ilk turlarda çift haneli goller yiyerek elendiği Avrupa takımlarını darmaduman ederek yarı finale bile yükselmiştir Göztepe.

İstanbul takımlarının ilk turlarda çift haneli goller yiyerek elendiği Avrupa takımlarını darmaduman ederek yarı finale bile yükselmiştir Göztepe.

1968-69 sezonundaki bu başarı, Türk futbol tarihinde bir ilktir. Bir başka sarı kırmızı, Galatasaray’ın 2000 yılında UEFA Kupasını kazanmasına kadar da kulüpler düzeyinde tek en büyük başarı olarak kalacaktır.

El yumruğunu yemeyenin kendi yumruğunu balyoz zannettiği yıllar da uzak değildir Göztepe için...

El yumruğunu yemeyenin kendi yumruğunu balyoz zannettiği yıllar da uzak değildir Göztepe için...

Arkasını o gün doğan çocuklara isim önerileri ve hisseli kıssaların bezediği takvim yaprakları, asılı durdukları duvarlardan birer birer koparken Göztepe de başarıları mazi, hüznü kabul, acıyı bal eylemeye başlar. Kuruluşun temellerinin atıldığı tren hala yoldadır ama bu sefer karanlık bir tünele doğru ilerler. Göztepe’nin 1970’li yıllarda başladığı düşüş umulandan biraz fazla sürer. Milenyum çocuklarının doğumuna kadar Göztepe bir aşağı bir yukarı gider gelir. Bazen umutlandırır İzmir’in Güzelyalı’sının güzel çocuklarını bazen kedere düşürür sulandırır gözlerini. Ama vazo kırılmıştır bir kere, ne kadar toparlamaya çalışsalar da eskisi gibi olmaz...

 

Göztepe’nin tren vagonunda başlayan hikâyesine ortaklık eden bir minibüsü ancak doldurabilecek sayıdaki taraftarı, 1999 yılında Antalya’da oynanan Rizespor maçında koca bir stattan dolup taşacak sayıya ulaşmıştır.

Göztepe’nin tren vagonunda başlayan hikâyesine ortaklık eden bir minibüsü ancak doldurabilecek sayıdaki taraftarı, 1999 yılında Antalya’da oynanan Rizespor maçında koca bir stattan dolup taşacak sayıya ulaşmıştır.

O minibüsün içindekiler, torunlarının ellerinden tutup gelmiştir, play-off finaline. Göztepe kazanırsa, o torunların yıllardır hayalini kurduğu 1. Lig’e yükselecektir. Kazanır da. Anasının ak sütü gibi helal şampiyonluğunu, beyaz formaları üzerinde futbolcularına sarılarak kutlar Göztepeli taraftarlar. En çok da Hasan’a sarılırlar; şampiyonluk golünü atan odur. Koca koca kucaklamaları, dolu dolu öpmeleri hak etmiştir.

Herkes ‘Efsane Göztepe’ geri döndü zannederken, sadece 2 yıl misafir kalırlar ligde.

Herkes ‘Efsane Göztepe’ geri döndü zannederken, sadece 2 yıl misafir kalırlar ligde.

Bu seferki düşüş, ipinden kurtulmuş bir uçurtma gibi olur. Yalı’nın çaresiz gençleri, Mez Gazinosu’nun ruhu, İzmir-Aydın treni, uçurtması elinden kaçan bir çocuk gibi arkasından bakakalır sadece. Göztepe her sene düşmeye devam eder. Bu düşüşün sonu kimsenin tahmin bile edemeyeceği bir kapının önüne getirir koca çınarı.

O günün ertesinde çıkan gazetelerin manşetlerinde şu yazar:

O günün ertesinde çıkan gazetelerin manşetlerinde şu yazar:

Kabullenmesi zor olsa da Göztepe için artık adı bilinmeyen ilçelerin toprak sahalarında oynanacak maçlar dönemi başlamıştır. Televizyon yayını olmayan maçlarda, tribünsüz statları inletir Göztepelilerin sesleri. Ama bu sefer, daha önceki yıllardan daha çok bağırırlar. ‘Biz buradayız’ dercesine, en uzak, en ücra, en tali yollardan gidilen deplasmanlarda bile duyarız Göztepelilerin sesini ve biliriz, orada bir Göztepe vardır uzakta... Göztepeli olmanın, balta girmemiş bir ormanda haritasız yol bulmaya benzediğini de o yıllarda anlarız işte.

Göztepe bir isyandır. Göztepe bir kimliktir. Göztepe, her ne olursa olun inadına Göztepe’dir.

Göztepe bir isyandır. Göztepe bir kimliktir. Göztepe, her ne olursa olun inadına Göztepe’dir.

Şimdilerde o günlere uzaklar artık. Futbol değişti, İzmir değişti, Göztepe bile değişti. Ama değişmeyen tek şey, Mez Gazinosu’nda Göztepe’yi kuran ruh. 7’den 70’e hala bağırıyor o ruh; İNADINA GÖZTEPE!

Serkan Akkoyun

Yorumlar (3)

  • Misafir
    1968 de 8 yaşında bir çocuk olarak geldiğim İzmir de her pazartesi Göztepenin başarılı maçlarını tekrar tekrar okuyarak sevdalandım o gün bu gündür sevda ateşim hiç sönmedi hangi takımı tutuyorsun diye sorulduğunda göztepe cevabını verince yok yok üç büyüklerden hangisini tutuyorsun diyenlere kardeşim mecburmuyum üç büyük dediğiniz takımları tutmaya ben tek büyük takımı tutuyorum cevabını vermişimdir İzmirli İstanbul takımı tutmaz
  • Misafir
    ALAYINA İSYAN
  • Misafir
    Göztepe Göztepelilerindir

Yorum Yaz